Mersin İşadamları Yöneticileri Sanatçıları ve Akademisyenleri Derneği
  • (0216) 532 40 33

  • (0216) 532 40 33

Uzuncaburç Antik Kenti

  • Yer: Silifke, Mersin
  • Koordinatlar: 36°35′K 33°56′D
  • Kultürler: Helenistik, Roma
  • Kurucu: Seleukos Nikator I

Hellenistik Dönem’de merkezi Uzuncaburç’un 4 kilometre doğusundaki Olba Territoriumu’nun ibadet yeri olan bugünkü Uzuncaburç yerleşim yeri, Roma Dönemi’nde, 72 yılında İmparator Vespesianus zamanında Olba’dan ayrılarak Diokaesareia (Tanrı-İmparator Kenti) adıyla özerk, kendi adına para basan kent durumuna gelmiştir. Bizans Dönemi’nin ardından Türkler buraya şehrin sembolü olan yüksek burcun (Hellenistik Kule’nin) ismini vererek “Uzuncaburç” demişlerdir.

Tarihi

Diokaesareia Kenti Seleukos İmparatorluğu döneminde bir tapınak merkezi ve Olba Tapınak Devletinin parçasıydı. Kent Roma İmparatorluğu eline geçtikten sonra, MS 72 yılında İmparator Vespasianus (69-79) kenti Olba devletinin 4 kilometre uzaklıktaki merkezinden ayırarak ayrı bir kent haline getirdi. Kentin kendi parasını basma hakkı vardı. Roma İmparatorluğunda Hristiyanlık kabul edildikten sonra ise kentteki Helenistik tapınakların bir bölümü kilise haline getirildi ve kent bir piskoposluk merkezi oldu. Kilikya bölgesinin Arapların eline geçmesinden sonra kent terk edildi. Osmanlı İmparatorluğu döneminde örenlerin hemen doğusunda yeniden bir yerleşim yeri oluştu ve bu beldeye ören yerindeki Helenistik kuleden esinlenerek “Uzuncaburç” adı verildi.Günümüzde Uzuncaburç hem beldenin hem de ören yerinin adıdır.

 

Sütunlu Cadde 

Tiyatronun önünden geçen sütunlu cadde, Zeus Tapınağı’nın yanında kent kapısından gelen diğer bir Sütunlu Cadde ile kesişmekte ve Tyche Tapınağı’nda son bulmaktadır. İS 1’inci yüzyıldan kalma Sütunlu Cadde’deki sütunların hepsi yıkılmıştır. Mimari parçalarının çoğu da yok olmuştur.

Tören Kapısı

İS 1’inci yüzyıldan kalma Tören Kapısı her biri 1 metre çapında ve 7 metre yüksekliğinde Korinth başlıklı sütunlarıyla heybetli bir yapıdır. Yarısı yıkılmış olan tören kapısının beş sütunu ayaktadır. Soli-Pompeiopolis ören yerindeki gibi sütun gövdelerinden çıkan konsolların varlığı bunlar üzerinde heykeller bulunduğunun kanıtlarıdır.

 

Zeus (Olbios)Tapınağı

Tören kapısından sonra antik çeşmeyi geçince Sütunlu Cadde’nin solunda bir avlu içerisindeki Zeus Tapınağı’na ulaşılır. I. Seleukos Nikator tarafından yaptırılmış olduğu düşünülen Zeus Tapınağı, Anadolu’da dört bir yanı Korinth tarzında tek sıra 36 sütunla çevrili, peripteros planlı, en eski tapınaklarından biri olarak, sanat tarihinde önemli bir yere sahiptir. Romalılar tarafından da kullanılan tapınak, Hıristiyanlık Dönemi’nde, 5’inci yüzyılda yapılan değişikliklerle kiliseye çevrilmiştir. Cellası yıkılıp sütun araları örülmüş ve buralara kapılar konulmuş, doğusundaki sütunlar kaldırılarak yerlerine apsis eklenmiştir.

Tyche Tapınağı

Sütunlu Cadde’nin bitimindeki tapınak İS 1’inci yüzyılın ikinci yarısında yapılmıştır. Beşi ayakta olan, 6 metre yüksekliğindeki yekpare altı sütunun taşıdığı arşitravdaki yazıt, tapınağın kentin soylularından Oppius ile karısı Kyria tarafından yaptırılıp kente armağan edildiğini bildirmektedir.

 

Zafer Kapısı

Güney-kuzey istikametindeki ikinci sütunlu yol üzerinde ve Zeus Tapınağı’nın kuzeyinde bulunan kapının ortasında bir büyük, yanlarında ise iki küçük kemerli girişi vardır. Üzerindeki yazıtta, depremden zarar gören kapının Roma İmparatorları Arcadius (İ.S. 395-408) ile Honorius (İ.S. 395-423)’un birlikte yönetimleri sırasında onarım gördüğü yazılıdır.

Tiyatro

Burada bulunan bir yazıttan Roma İmparatorları Marcus Aurelius (İS 161-180) ile Lucius Verus’un (İS 161-169) birlikte yönetimleri sırasında, yani İS 2’inci yüzyılın ikinci yarısında yapılmış olduğu anlaşılmaktadır.

 

Hellenistik Anıt Mezar

Beldenin güneyindeki tepe üzerinde yer alan anıt mezarın dor biçimindeki mimarisi yörede tektir. Piramit çatılı, 15 metre yüksekliğindeki mezar anıtı 5.5×5.5 metre ölçülerinde kare planlıdır. Seleukoslar’ın veya Olba Krallığı’nın yöneticilerinden birine ait olduğu tahmin edilmektedir.

Hellenistik Kule

Şehri çevreleyen surların kuzeydoğu kenarında bulunan beş katlı kule 16x13x23 metre ebatlarındadır. Her katı kendi içinde bölümlere ayrılmış olan kule, yöneticilerin yaşadığı bir mekan olduğu kadar tehlike anında bölge halkının sığındığı ve şehir hazinesinin korunduğu güvenli bir yer olarak da kullanılmaktaydı. Kapı üzerindeki yazıttan İÖ 3’üncü yüzyılın ikinci yarısında Tarkyares tarafından yaptırılmış olduğu anlaşılan kule, geçirdiği yangın sonucu Vali Petronius Faustinus’un emriyle İS 3’üncü yüzyılın sonlarında onarım görmüştür. Sikkelerin üzerinde tasvir edilen bu gözetleme ve barınma kulesi yüksek oluşu nedeniyle bugünkü beldenin ismine de kaynak olmuştur.

 

Nekropol Alanı

Kentin kuzeyindeki bir vadinin her iki yamacına yayılmış olan nekropol sahası, HellenistikRoma, Bizans dönemlerinde kullanılmış olup burada kaya mezarları da vardır.

Mersin İşadamları Yöneticileri Sanatçıları ve Akademisyenleri Derneği